Ölümü zor geldi. Ölümü kolay geldi. Sevgisini kaybettim, Kapandım odama, Saçım döküldü.
Ölümü zor geldi. Ölümü kolay geldi. Sevgisini kaybettim, Kapandım odama, Saçım döküldü.

UÇAK (I)

Annemle

Uçağa ilk bindiğimde

Amerika'ya gittim annemle.

Düşlerim:

kaloriferle ısıtılan sıcak sokaklar,

portakal suyu dolu yüzme havuzları,

mavi gözlü sarışın kızlar,

dondurma.

Annemin endişesi:

Nasıl geçineceğiz?

 

‘57 Türkiye'sinde yurt dışına

çıkabilmek?

Kimi devlet vatandaşını

sürgüne yollar

Kimi ülkeyi hapishaneye çevirir

Türkiye'de ikisi

Pasaport almak zor

Yurt dışına para çıkarmak daha zor

Amerika'ya taşınıyoruz

 

Uçakta, annemin kucağında paltosu

Dolarlar, astarında, omuz altlarında.

Kanada'da ikmal için

durduğumuzda

Türkiye'de olmayan çeşitte,

renk renk, top top dondurma.

Pan American uçağıyla vardık

11 yıl önce doğduğum Boston'a.

 

Babamla

40 yılı geçti

Babamın ölüsünü uçakla

Boston'dan Türkiye'ye getireli.

O, tabutunda,

Etrafı bavullarla sarılı.

Ben koltuğumda, kemerim bağlı

 

Ölümü zor geldi.

Ölümü kolay geldi.

Sevgisini kaybettim,

Kapandım odama,

Saçım döküldü.

Sevgisini kaybettim,

Dağda bayırda

Tay gibi koşarcasına

Özgürleştim.

Alp dağları üzerinde

Onunla konuşmadığım kadar

Konuştum.

 

Annemle babamı beklerken:

New York'da

Hürriyet gazetesi temsilcisi

Bir işi, İstanbul'a uçakla

dolmuş seferi.

Gazanfer Bilge, Olimpiyat

şampiyonu, güreşçi

Türkiye'de otobüs şirketi sahibi.

Kaptan pilotlarmızla

Annem babam Amerika'dan,

Ben Ankara'dan, çıktık yola.

Yeşilköy Havaalanı'nda buluşmaya

 

Terminal binası dışında bekletiliyor,

Saatler geçtikçe tanışıyor,

kaynaşıyoruz.

Anons yapıldı,

New York uçağı bir gün rötarlı.

Ablasını bekleyen,

Sesi güzel, yüzü güzel,

Siyahi kız evine çağırdı.

Odamdan duydum,

Sevgilisinin bağırmasını,

Kapıyı çarpıp, evden çıkmasını.

Yatağıma geldi.

Sevişti.

"Ruhunu çalmışlar," dedi.

Ağladı

Kucakladı

Beni bana tanıştırdı.

 

Sevgilimle

Sevgilimle yetişkenliğe adım attım.

Üniversitede ilk yılımız.

Uçağa binmeden önceki gece

Washington'da otelde.

Sarıldık, öpüştük,

Soyunup çıplak dans ettik.

Yol boyunca el ele tutuştuk.

Aşkın zamanı sonsuz.

Evlendikten sonra sevişecektik

Annemle babam uçağımızı karşıladı.

Yollarımız ayrı.

O bindi otöbüse

Ben otomobilimize.

Uzun bir sessizlikten sonra

Annem sordu,

"Dikkat ettin mi?

Burnunu yaptırmış."

 

"O ben değildim," diyenle

‘60'lı yıllar

İstanbul-Brüksel uçağı

Babam,

"Adama bak," dedi

Arkalara işaret etti

"Yaşının yarısı kıza yanaştı!"

İlgisiyle ilgilenmedim

Adam pejmürde, kız pasaklı.

 

Brüksel'de indik.

Trenle Lüksemburg,

Yolumuz İzlanda uçağı ile Boston

Havalandık.

Babam,

"Bak aynı kız Brüksel yaramış.

Nasıl da şıklaşmış."

 

Yıllar geçti

Hocayım Boğaziçi'nde

Okul'dayım öğlen yemeğinde

Benzettim mi?

"‘65'de sen, İzlanda Hava yolları ile...

"Ne münasebet!"

 

Yıllar geçti Gazetede,

NATO toplantısı haberi

Başbakanla Brüksel'de söyleşi

Öğrenciyken Amerika'ya gidişini,

yanında şair Ümit Yaşar'ın

oturduğunu,

Brüksel'de güzel vakit

geçirdiklerini,

birlikte bira içtikleri mekanı...

gazetecilere özlemle anlatıyor.

 

Domatesle salatalık

Bir kaç kişiydik

12 Eylül'de

üniversiteden istifa ettik

Düzenle bütünleşenler

Kaleyi terk ettiniz dediler.

Annemin bahçeli evinde

yayınevi kurduk

Beceremedik

Bahçeyi ektik

Yeşerttik

Bavulumda domates, salatalık

Uçakla Amerika'ya

Annemin bahçesini

Anneme götürdüm.

Boston Havaalanı'nda

Tecrite aldılar

Soyun!

Giyin!

Gidebilirsin!

Yalnız dediler

Domatesle salatalık

Giremez Amerika'ya.

Sordum

Neden ben?

Kıyafetin, tipin

Ortadoğulu dediler

Ceplerimi

Cüzdanımı

Boşaltmamı istemediler,

Yanımda taşıdığım

Filistin Kızılay'ına

Kan bağışı kartımı görmediler.

 

Radar ekranında

Nasıl da kaza yapıyordu

Türk Hava Yolları!

 

Esenboğa Hava Alanı

Kontrol Kulesi

Cumartesi gecesi

Zannedersiniz

Misafir kabul günü.

Ziyaretteyim

Radar ekranı başında

Kız arkadaşımla

Sohbetteyim.

Uçakların inişe geçişlerini

Sigara dumanımızın içinden

Radardan takip edebilirdim,

Arkadaşımın şık çantası

Ekranın alt tarafını kapatmasa

 

Havaalanında (1)

Adam kuyruğa aldırmaz

Herkesin önüne geçer

Biletini uzatır

"Beyfendi, lütfen kuyruğun sonuna."

"Kim olduğumu biliyor musun?"

"Bir dakika beyefendi."

Eline mikrofunu alır, anons yapar,

"Burada kim olduğunu

bilmeyen biri var

Tanıyan varsa lütfen gelsin alsın."

 

Havaalanı (2)

Adam gazete ve cips alır

Masaya oturur

Biri gelir karşısına yerleşir

Cipsi yemeye koyulur

İçinden, "Münasebetsizin teki,"der

Paketi önüne çeker

Karşısındaki de kendi önüne

Bir o, bir bu tarafa, cips biter

Karşısındaki kalkıp gider

Uçak anonsu

Adam kalkar

Gazetesini alır

Altında, açılmamış cips paketi.

 

Temmuz 2015 - OT Dergi, Sayı 29